"Sokaklarda risk altında bulunan çocukların sağlıklı ortamlarda yaşamalarını sağlamak için 111 mobil ekibimizle çalışma başlattık"

 


 

Bakan Kaya ve Adalet Bakanı Gül, Adalet Bakanlığı ve Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenen "Çocuk Adaletinde Yeni Arayışlar: Etkin Politika Geliştirme Çalıştayı"na katıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, sokaklarda risk altında bulunan çocukların sağlıklı ortamlarda yaşamalarını sağlamak için 111 mobil ekiple çalışma başlattıklarını belirterek, "Uygulamamızın ilk dört ayında 2 bin 943 çocuğumuza ulaştık ve bu kapsamda 474 çocuğumuzu ailesine döndürdük. 133 çocuğu devlet korumasına aldık. 2 bin 336 çocuk için ise eğitim ve sağlık tedbiri aldık" dedi.

Bakan Kaya, Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığınca düzenlenen "Çocuk Adaletinde Yeni Arayışlar: Etkin Politika Geliştirme Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, adaletin Türk milletinin kadim medeniyetinin en temel değerlerinden birisi olduğunu ifade etti.

Bir toplumda insanların hiçbir ayrıma tabi tutulmadan her türlü hak ve imkandan adil bir şekilde faydalanması bakımından adaletin son derece önemli olduğunu dile getiren Bakan Kaya, söz konusu çocuklarsa bu konunun kendileri için çok çok daha önem arz ettiğini belirtti.

Bakan Kaya, bugüne kadar yapılan hukuki düzenlemelerle mevzuat çalışmalarını, çocuk haklarının korunması ve çocukların daha iyi bir yaşam sürebilmesi için gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Çocuk Koruma Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ve Anayasa'da çocuklara pozitif ayrımcılık getirilmesinin bu alanda atılan çok önemli somut adımlardan olduğuna işaret eden Bakan Kaya, değişen toplum yapısı, hızlı kentleşme ve iletişim teknolojilerinin getirdiği yeniliklerin çocuklara yönelik hizmetlerde daha dinamik bir sürecin yürütülmesini kaçınılmaz kıldığını kaydetti.

- "Geleceğimizi teminat altına almak durumundayız"

Tüm bu gelişmeler karşısında Bakanlık olarak çocukları her türlü ihmal ve istismardan korumak için yeni tedbirler ve yeni çözüm yolları geliştirdiklerini söyleyen Bakan Kaya, "İnanıyoruz ki çocuklarımız bizim istikbalimiz, geleceğimiz. Geleceğimizi teminat altına almak durumundayız. Çocuklarımıza hak ettikleri değeri verip, onların üstün yararını sağlayacak şekilde korumak durumundayız. Biz bu bilinçle adalet sisteminde çocukların tüm haklarının en yüksek düzeyde korunmasını ve uygulanmasını güvence altına alan anlayışı, bu yaklaşımı çok doğru, önemli buluyoruz"açıklamasında bulundu.

Çalıştayın bu anlamda önem taşıdığını ifade eden Bakan Kaya, 2 gün devam edecek bu çalıştayın, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.

Türkiye'nin 2023'e doğru tarihsel bir yürüyüşü bulunduğunu anımsatan Bakan Kaya, bu yürüyüşte mutlu birey, güçlü ailelerden oluşan müreffeh bir toplumu hedeflediklerini belirtti.

2023 hedefleri arasında çocukları ve aileleri güçlendirmenin bulunduğunu aktaran Bakan Kaya, şöyle konuştu:

"Biz inanıyoruz ki müreffeh toplumların temel unsurlarından biri de çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişimine verilen önemdir, değerdir. Çocuk ve gençlerimize yönelik politikalarımızı bilimsel temellere dayandırıyoruz. Bu amaçla da birçok araştırma çalışmaları yapıyoruz. Bakanlık olarak Türkiye Ergen Profili Araştırması, Türkiye Aile Yapısı Araştırması gibi çok geniş kapsamlı periyodik araştırmalar yapıyoruz. Bu araştırmalar sonucu elde ettiğimiz tespitleri de sosyal politika üretme süreçlerimizde değerlendiriyoruz. Aynı zamanda çocuklarımızın sağlıklı gelişimlerine yönelik koruyucu ve önleyici çalışmalara da büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede özellikle çok yaygın bir şekilde sürdürdüğümüz aile eğitim programımız kapsamında gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle, aile içi iletişimin güçlendirilmesi, ebeveyn çocuk ilişkisinin geliştirilmesi, çocuk sağlığı, çocuk-teknoloji ilişkisi konularında katkı sunarak aile içinde de çocuğu destekliyoruz, çocuğun haklarının korunmasını destekliyoruz."

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca başlatılan Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında çocukların konumlarını güçlendirmenin önemli önceliklerinden olduğunu belirten Bakan Kaya, aynı zamanda hane ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ve bu ziyaretlerde hem çocuklara ilişkin koruyucu ve önleyici tedbirlerin zamanında alınmasının sağlanmasını hedeflediklerini hem de çocukları hizmetlerle buluşturarak sosyal refahlarının gelişmesine çok ciddi katkı sağladıklarını bildirdi.

- "Kuruluş bakımını en son çare olarak görüyoruz"

Çocukların gelişiminin, başarılı ve mutlu bireyler olmasının aile sevgisiyle, aile yanında yetişmeleriyle mümkün olduğunu düşündüklerini söyleyen Bakan Kaya, Bakanlığın hizmet modellerinde, aile yanında bakım hizmetlerini öncelikli olarak ortaya koyduklarını bildirdi.

Bakan Kaya, çocukları kuruluş bakımına almadan önce sosyal ve ekonomik desteklerle ailelerinin yanında yetişmelerine öncelik verdiklerini, ailelerinden kopmamalarını sağlamaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi:

"Şu anda 105 bin çocuğumuzu ailesinin yanında, aile yanında destek programı ile destekliyoruz ve onların aile ortamında yetişmelerini sağlıyoruz. 2005 yılında koruma altına alınan çocuk sayımız 20 bin 146 idi. Bu yaptığımız aile yanında destek programı sayesinde bugün bu sayı 13 bin. Biz istiyoruz ki çocuklarımız öncelikle ailelerinin yanında yetişsinler, büyüsünler. Ama bu mümkün değilse çocuklarımızı evlat edindirme ve koruyucu aile modelleriyle birlikte yine bir ailenin sıcaklığını hissederek yetişmelerini istiyoruz. Kuruluş bakımını en son çare olarak görüyoruz."

Bakan Kaya, Bakanlık bünyesinde koruyucu ve önleyici çalışmaların yanı sıra rehabilitasyon ihtiyacı olan çocuklar için oluşturulan çocuk destek merkezlerinde çocukların rehabilitasyonunu sağladıklarını da dile getirdi.

- Suç mağduru çocuklar

Suça sürüklenen, suç mağduru olan çocuklar hakkında verilen tedbir kararlarının uygulanmasının, rehabilitasyon sürecinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin en önemli aşamasını oluşturduğunu dile getiren Bakan Kaya, "Bu aşamada çocuğun tekrar hayata uyumuyla birlikte en kısa sürede akranlarıyla eşit seviyeye gelmesi için paydaş kurumların rol üstlenmesi ve programlar geliştirmesini Bakanlık olarak çok önemli buluyoruz. Çocukların sağlıklı gelişimlerinin sağlanması için sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerden yararlanmaları, bu alanlara yönelmeleri için her türlü imkanı çocuklarımıza sunmaya gayret ediyoruz" dedi.

Çocukların eğitimine önem verdiklerini belirten Bakan Kaya, kuruluş bakımında olan çocukların son bir yılda okullarında başarı belgesi alanların sayısının yüzde 19 oranında arttığını, bunun da büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi.

Sokaklarda risk altında bulunan çocukların risklerden korunmaları ve sağlıklı ortamlarda yaşamalarını sağlamak için mobil ekiplerle saha çalışmaları da yapıldığını aktaran Bakan Kaya, "Bunun için de bugün 111 mobil ekibimizle bir çalışma başlattık haziran ayında. Uygulamamızın ilk dört ayında 2 bin 943 çocuğumuza ulaştık ve bu kapsamda 474 çocuğumuzu ailesine döndürdük. 133 çocuğu devlet korumasına aldık. 2 bin 336 çocuk için ise eğitim ve sağlık tedbiri aldık" diye konuştu.

- "Dijital oyunlar çalıştayını önemli buluyoruz"

Bakanlık olarak değişimi yönetebilen ve buna yönelik dönüşümü gerçekleştiren, sosyal riskleri önleyici  sosyal politikalar geliştirmeye ve bunları hayata geçirmeye önem verdiklerini belirten Bakan Kaya, şunları aktardı:

"2023 hedeflerimize ulaşmak için kurumsal hizmetlerimizi daha da iyileştirmeye, yeni hizmet alanları, yeni hizmet modelleri geliştirmeye ve ortaya çıkan yeni sosyal sorunlara, risklere yönelik yeni çözümler üretmeye gayret ediyoruz. Bu doğrultuda çocuklarımızın dijital oyunlar ve sosyal medya üzerinden karşılaştıkları risklerin tespit edilmesi ve bu alanda önleyici çalışmalar yapmak amacıyla da Bakanlığımız bünyesinde sosyal medya çalışma grubunu oluşturduk. Çalışma grubumuz internet ortamında çocuklarımızın maruz kaldığı riskleri tespit etmekte ve bunlarla ilgili kurumlara direkt bağlantı kurmakta ve müdahale sürecini başlatmaktayız. Dijital oyunların çocukların gelişimleri üzerindeki etkilerinin ortaya konması ve yaşanan sorunlara çözüm üretilmesi amacıyla Bakanlık olarak bizim de katkımızla birlikte dijital oyunlar çalıştayını gerçekleştirdik. Bu çalıştayın sonuçlarını çok önemli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanda çalışmalarımıza önemli katkılar sunacağına inanıyoruz."

- Aile ve çocuk dostu dizilere destek

Bakan Kaya, kısa bir süre önce yayın hizmetlerinde ailenin ve çocukların korunması ilkesinden hareketle bir düzenleme yapıldığını ve bu düzenleme doğrultusunda Bakanlık ve RTÜK'ün aile ve çocuk dostu yapım ve dizileri 2018 yılı Ocak ayı itibarıyla desteklemeye başlayacaklarını bildirdi.

Türkiye nüfusunun yüzde 29-30'unu çocukların oluşturduğuna dikkati çeken Bakan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün bizim Türkiye olarak sahip olduğumuz en önemli güç, bizim insan kaynağımız. Bu kaynağı da sağlıklı ve doğru bir şekilde yetiştirebilirsek ülkemize ve milletimize çok önemli bir değeri kazandırabileceğimize inanıyoruz. Bu nedenle çocuklarımız için politikaların geliştirilmesi sürecinde hem uygulayıcı hem de eşgüdüm sağlamakla görevli bir Bakanlık olarak biz çocuk adaletinin güçlendirilmesi noktasında da tüm paydaşlarımızla birlikte yaptığımız çalışmaları önemsiyoruz. Bu bağlamda çocuk koruma hizmetlerini sunmaktan sorumlu bakanlıklar ve iş birliği yapılacak kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması için merkezi düzeyde, il, ilçe düzeyinde yapılması gereken çalışmaları içeren ortak bir mevzuat oluşturduk. Çocukların yalnızca bir defa dinlenmesi ve dinlenmeleri sırasında da istismara maruz kalan çocuklarımızın yanında uzman kişilerin bulunması yönünde yapılan bir kanuni düzenlemeyle birlikte, mağdur çocuklarımızı korumak ve örselenmelerini azaltmayı hedefledik. Bu çerçevede çocuk izlem merkezlerini oluşturduk."

Adaletin, bütün toplumların huzur ve güven içerisinde varlıklarını devam ettirmelerini sağlayan değerlerden birisi olduğunu dile getiren Bakan Kaya, çocuklara yönelik adaletin ise tarih boyunca Türkiye'nin en hassas olduğu alanların başında geldiğine vurgu yaptı.

-"Suriyeli misafirlerimizin yarısı çocuk"

Türkiye'nin gönül coğrafyasının genişliğine işaret eden Bakan Kaya, vicdanı sağlam olan Türk milletinin dünyanın dört bir yanına sevgi, şefkat, merhamet elini uzattığını söyledi. Bakan Kaya, şunları kaydetti:

"Bu inançla Suriye'deki savaştan kaçan ve ülkemize sığınan çocuklara da biz gönlümüzü, kapılarımızı açtık. Bugün hala ülkemizdeki Suriyeli misafirlerimizin yarısını çocuklar oluşturuyor. Bu çocuklarımıza da biz her türlü imkanı sunmaya gayret ediyoruz. Tüm Suriyeli çocukların eğitim hayatının içinde yer almalarını istiyoruz. Devlet olarak, sivil toplum kuruluşları olarak tüm imkanlarımızı seferber ettik. Ama bu Suriyeli çocuklar sadece bizim sorumluluğumuzda değil. Tüm dünyanın üzerine düşeni yapması gerektiğine inanıyoruz. Yine bu anlamda AB'nin de bize vermeyi taahhüt ettiği 3+3 milyar avronun da bir an evvel, özellikle de çocukların eğitimi noktasında kullanılacak şekilde okulların yapılması, çocukların eğitim hayatına yüzde 100 oranında katılımının sağlanması noktasında bir an evvel bu desteklerin de, verilen sözlerin de yerine getirilmesini beklediğimizi ifade etmek istiyorum."

Bakan Kaya, çocuk adalet sisteminin gelişmesi ve çocuk suçluluğunun mağduriyetinin önlenmesine yönelik Bakanlığın birçok çalışma yürüttüğünü ifade ederek, bu çalışmaların başarıya ulaşmasının kuşkusuz çocuk adalet sistemi içerisinde yer alan tüm resmi kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının koordinasyon ve iş birliği içerisinde hareket etmesiyle mümkün olduğunu söyledi.


-"Çocuklar bir meta gibi icraya konu olmayacaktır’’

Çalıştayda bir konuşma yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise, Mağdur Hakları Kanun Tasarısı Taslağı'nda, boşanma süreci ve sonrasında, "çocuk teslimi" ve "çocukla görüşme" konularında düzenlemelerin yer aldığını belirterek, "Çocuklar bir meta gibi icraya konu olmayacaktır. Tamamen yeni bir modelle, psikolog ve pedagoglar gibi uzmanlar aracılığıyla yıpratılmadan ve yara almadan ebeveynleriyle görüşmesi sağlanacaktır" dedi. 

Dünyada bazı şeyleri düzeltmek için ilk önce çocukların maruz kaldığı kötülüklerin, zulmün ve şiddetin ortadan kaldırılması gerektiğine işaret eden Bakan Gül, Suriye'de yaşanan savaşın, çocukların ruhlarını paramparça ettiğini vurguladı.

"Aylan bebeğin sahile vuran cesedini nasıl unutabiliriz?" diyen Bakan Gül, Türkiye'de yaklaşık 610 bin mülteci çocuğun misafir edildiğini bildirdi.

- "Birinci koruma kalkanı ailedir"

Bakan Gül, küresel ölçekte ekonomik ve siyasi nedenlerle yaşanan sorunların da çocuklara yansımasının acı olduğuna dikkati çekti.

Suça itilen çocukların rehabilite edilerek topluma kazandırılmasının önemine vurgu yapan Bakan Gül, şöyle devam etti:

"Çocukların suça bulaşmalarının ve suç mağduru olmalarının önündeki birinci engel, birinci koruma kalkanı ailedir. Tüm toplumlar için geçerli en temel gerçek ailenin en temel yapı olduğudur. Bu anlamda en kritik ve kilit rol devlet kurumlarından da önce aile kurumuna düşmektedir. Adalet kavramının zihinlere nakşedileceği en önemli kurum da ana kucağı, baba ocağı aile kurumudur."

Aile kurumunun güçlendirilmesinin, çocukların suça itilmesine ve mağdur edilmemesine yönelik en önemli tedbir olduğuna işaret eden Bakan Gül, hükümetin de bunun için her türlü çabayı gösterdiğini belirtti.

Suçun engellenmesinde önleyici ve onarıcı hukuk kurallarının da etkili olduğunun altını çizen Bakan Gül, ceza hukuku sisteminde cezalandırıcı adalet anlayışından onarıcı adalet anlayışına geçiş sağlandığını dile getirdi.

Adalet Bakanı Gül, hazırlanan Mağdur Hakları Kanun Tasarısı Taslağı'nın görüşe sunulduğunu hatırlattı.

Taslakta mağdurlara yönelik yeni bir anlayışın benimsendiğini vurgulayan Bakan Gül, sanık haklarına zarar vermeden mağdura tanınan hakların güçlendirilmesinin, sanık-mağdur dengesinin kurulmasının ve onarıcı adalet uygulamalarının geliştirilmesinin amaçlandığını bildirdi.

- "İnsani bir dokunuş yapıyoruz"

Taslakta mağdurlara yönelik psikososyal destek, maddi yardım, istihdam ve tedavi gibi temel hizmetlerin verilmesi düzenlemelerinin de yer aldığını söyleyen Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Boşanma dava süreci ve sonrasında ebeveynler ve özellikle çocuklar açısından zorlu bir süreç olarak karşımıza çıkan 'çocuk teslimi' ve 'çocukla görüşme'ye dair kararların yerine getirilmesi konusunda da yeni düzenlemeler içermektedir. Böylelikle çocuklar bir meta gibi icraya konu olmayacaktır. Tamamen yeni bir modelle, psikolog ve pedagoglar gibi uzmanlar aracılığıyla yıpratılmadan ve yara almadan ebeveynleriyle görüşmesi sağlanacaktır. Sisteme insani bir dokunuş yapıyoruz. Konunun, icra mahkemelerinin değil aile mahkemelerinin konusu olacak şekilde bir düzenleme hususunda çalışmalarımız tamamlanma aşamasındadır."

Bakan Gül, çocuk koruma mekanizmalarının oluşturulduğunu, onarıcı adalet anlayışı doğrultusunda yapılan reformlarla ceza hukukunun sosyal boyutunun ele alındığını bildirdi.

Çocuklara özgü yargılama sistemi ve adli sürece ilişkin destek modelinin geliştirildiğini anlatan Bakan Gül, bu kapsamda 32 ağır ceza merkezinde 66 çocuk mahkemesinin faaliyet gösterdiğini aktardı.

Türkiye genelinde 85 ağır ceza merkezinde 261 aile mahkemesinin bulunduğunu belirten Bakan Gül, bu mahkemelerde aralarında psikolog ve pedagogların bulunduğu 656 uzmanın görev yaptığını kaydetti.

Bakan Gül, 3 Nisan 2017'de hizmete sunulan adli görüşme odalarında toplam 792 işlemin gerçekleştirildiğini, söz konusu odaların sayısının artırılacağını söyledi.

Yargı Reformu Stratejisi'nde ve Adalet Bakanlığı Stratejik Planında çocukların adalete erişimini kolaylaştırıcı düzenlemeler ile reformların yer aldığını anlatan Bakan Gül, çocuk adaleti sisteminin güçlendirilmesinin temel hedefler arasında bulunduğunu sözlerine ekledi.



Sonraki Sayfa: ''Bakanlık olarak, hayalleri gerçeğe dönüşen, mutlulukları gözlerine yansıyan, geleceğe umutla bakan bir nesil için var gücümüzle çalışıyoruz"

Önceki Sayfa : Bakanımız Kaya’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı